Navigation
Biography
Filmography
News Archive
Interactive
Videos
Press Articles
Charity
Downloads
Fan Art
About Us
Mailing Address
Dr.com MySpace
Links
Sponsor

Support Links
icon

Leaky , Mugglenet, DFF, RGN, HPANA, Snitch Seeker, Veritaserum, Jamie Waylett, Devon Murray, Emma-Watson.net, BonnieWrightOnline, EvannaLynch.net

Equus on Broadway
September 2008

This emotional and psychological drama comes to Broadway with Daniel and Richard Griffiths.

Half-Blood Prince
November 2008

The 6th installment in the Harry Potter series, setting the stage for the final chapter of the septuplet ensemble.

Daniel Radcliffe'le sohbet

Daniel Radcliffe ile röportaj yapmak için bir odada beklerken hazirlanmak adina ne yaparsin? Hiçbir sey – Buna yetecek zaman yoktur... En azindan o odaya girip tokalasma ve hos geldin kucaklasmasi için aniden bana dogru yürürken yeterince zamanim olmadigini düsündüm . Ve elbette daha sonra olacaklar belli: Çay saati. Tamam, tamam. Kabul ediyorum. Ben çay aldim, o diet kola.

Bu röportaji daha eglenceli kilmak için bu kez farkli seyler denedik. DanRadcliffe.com adresinden belli basli bir hareket noktamiz olsun diye üzerinde konusabilecegimiz basliklari toparlayarak bir konu listesi çikardim. Bu konusmamizin bastan sonra ilginç geçeceginin bir kanitiydi.

Baslarken... ah evet, bakalim – az önce bahsettigim konu listesiyle baslayabilirdik. Beraberce bu basliklari düzenlerken Dan, artik büyüdügü için sevmedigi Pokemonlari onun favori listesinden çikardigimdan emin olmak istedi. (aslinda ben bunu 2 yil önce yapmistim) Simpson’lari seviyor ve hâlâ ilgiyle takip ediyor.

Daha baska.. Ah evet. — gruplar... Aldigim duyumlar arasinda birkaç grup var: The Thrills, Jet, ve Darkness. Jet diger iki grubun aksine Dan’in Rolling Stones’a artan saygisi yüzünden (alkis) eski önemini kaybetti. Kim bilebilir... Onlari bir süre önce listeden çikarmistim zaten.

"Tuttugu hokey takimi" konusuna gelince. Evet, - biz onun video oyunlarindan rast gele bir isim seçtigini zaten biliyoruz fakat nedenini bilmiyorduk. Dan açikliyor, " Evet bu oyun bende vardi ve tam da dedigim gibi sadece ismini çok begendigim için almistim. Izledigimiz hayvan belgesellerinde çöl tilkisini (coyote) çok severdim. Kurtlar ve tilkiler hakkindaki programlari izliyordum sürekli. Iste seçimimin nedeni!"

Sira Dan’le birlikte kafanizi karistirmak için hazirladigimiz plâna geldi. HAYIR! Saka yaptim!! Niyetimiz GERÇEKTEN bu degildi. Yemin ederim... Aslinda elimdeki liste üzerinden sohbet ediyorduk ve sonra bir baska konu açildi ve derken bambaska seyler konusmaya basladik. (Kaydin tamamini göndermeyisim bu yüzden. Kafaniz karisabilirdi) Burada bir nokta koymaya ve sizin için mümkün oldugunca izdirapsiz bir sekle girmesine çalisacagim. Öncelikle- Harry Potter ve Ates Kadehi...

Dan labirentteki sahnelerden birinden bahsederken Mike Newell'in müthis sevkli bir yönetmen oldugunu anlatti. "Bir sahnede Mike bana fikir vermek açisindan bir hareketi nasil yapacagimi göstermek istedi... Yerdeydim ve oradan buradan üzerime gelen büyüleri savusturmaya çalisiyordum. Ve sonra Mike asagiya indi, etrafta bir o yana bir bu yana salinarak bana ne yapilmasi gerektigini göstermeye çalisti. Ve yapti da. Bu sahne Phelp ikizlerinin birbiriyle dövüsmeleri gereken yerdeydi. Mike asagiya indi, Phelp ikizlerinden biriyle güresti neredeyse. O kesinlikle becerikli bir yönetmen."

AK’yle ilgili konustugumuz bir diger konu, Sinif Baskanlarinin banyosu sahnesiydi. Dan sette bu islerin nasil yürüdügünü tekrar hatirlatti "Aslina bakarsan pek görünmüyorum. Çünkü üzerimde bornozla geliyorum ve teorik olarak onun altinda çiplagim. Ama aslinda üzerimde –ki emin ol kesinlikle giymek istemezdin- ten rengi bir iç çamasiri vardi. Kimin bu elbiseyi tasarladigini bilmiyorum ama ten renginden iç çamasiri kesinlikle modaya damgasini vuracak!"

Bu sahnenin kostümünün bir boxerdan ibaret olup olmadigini sorunca Dan yanitladi "Hayir hayir, boxer degil, daha çok yüzücülerin mayolarini andiran çamasirlardi ve gerçekten herhangi birinin böyle bir seyi giymek isteyebilecegini düsünemiyorum bile! O bedenimin üst kisminin göründügü yari çiplak bölümü görmedim. Fakat ondan sonra gelen banyo bölümlerini izledim. Mizmiz Myrtle’la olan bölümler, gerçekten komik. Çok iyi bir sahne ama sinemada öyle görünecegim için biraz gerginim." Listen to audio clip).

Ates Kadehinin su oldukça popüler banyo sahnesinden konusup Dan’e soguk terler döktürdükten sonra ona küçük bir mola vermeye karar verdim ve elimdeki konu basliklarina bir dönüs yaptik. Kitaplar- favorilerine birkaç tane daha eklemisti: Emile Zola’nin Tohum’u ve Louis De Bernieres’nin “Don Emmanuel'in Alt Taraflari” adli romani.

Dan biraz Tohum’dan bahsetti, "Harika, Kuzey Fransa’da bir maden köyünde, toprak sahipleri ve isçiler arasinda geçen bir hikaye. Begendigim yönü, isçilerin hakli, patronlarin haksiz oldugunu ya da tam tersini söylemiyor olusu. Savasan iki tarafin da hakli olmasi trajedinin dogasindandir. Iki taraf da hem haklidir, hem haksiz. Herkesin ve her seyin çaresiz kaldigi andir bu an. Gerçekten etkileyici bir kitap. Fransiz Ihtilalinin ardindan yazilmis ve ben gerçekten çok begendim. (Bu arada Dan listeye “Don Emmanuel'in Alt Taraflari”ni ekliyordu)..." (Listen to audio clip).

Dan bu yaz on alti yasini bitirdi ve bu, onun sette daha fazla zaman geçirebilecegi anlamina geliyor. Fakat o böyle düsünmüyor. "Harry Potter filmlerini yaparken neredeyse her gün setteyim zaten, bence önceki çalisma saatlerim gayet iyi. Aynen devam edecegim."

Neden daha fazla mesai yok? Eh, çünkü Dan gayet basarili geçen GCSE* sinavlarinin ardindan AS Level için çalismaya basladi. Dan Ingiliz Edebiyati, Tarih, Din ve Felsefe alanlarinda yogunlasmayi düsünüyor. Neden Din ve Felsefe?

"Kavramlar üzerine düsünmeyi gerektiren konulari seviyorum çünkü. Matematik dedigin nedir, "iki iki daha dört eder", "üç iki daha bes eder". Matematik, sana cevaplar verir. Oysa felsefede soru “iki iki daha kaç eder?” degildir. Felsefenin sorusu sudur: “iki nedir?” Bu, nesnelerin aslinda ne olduklariyla; anlam ve gerçeklikle ilgili. Ve benim çok ilgimi çekiyor çünkü ancak bunlar üzerinden kendi düsünceni olusturabilirsin." (Listen to audio clip).

Klibi dinleyecek olursaniz benim bu yil okulda yaptigim felsefe tercihine de deginen bir sohbete basladigimizi göreceksiniz. Lâf lâfi açti ve sonunda kendimizi Philosophical Kings ve Dan’in AS Düzeyi hakkindaki düsüncelerini konusurken bulduk.

"Evet! Philosopher Kings’i hakkinda yeni yeni bir seyler ögreniyorum ve bence muhtesemler, çünkü bizimle ayni yollardan geçmisler. Burada oturup seni felsefi bir analiz için yüreklendirebilir, destekleyebilirim çünkü bu bütün filozoflar için çok önemli olmustur. Gerçekten bulunmaya degecek, tercih edilesi bir pozisyon.. Çünkü 'AS' Düzeyi, GCSE’lerden biraz daha farkli, daha fazlasi. GCSE’lerde konuyu aliyorsun, iyice hazirlanip, çalisip, ögreniyorsun çünkü seneye gidecegin okul için bunlari yapman gerekiyor. 'AS' Düzeyi’nde ise bundan fazlasi var. Bütün gün oturup hayat hakkinda kendi fikirlerini edinmek için düsünebilirsin. Bunlar ayni seyler degil. Bu, kendin hakkinda daha fazla sorumluluk aldigin, tamamen farkli bir çalisma sekli. Ögretmen “Biz size bu isi veriyoruz, gidin ve kendi yolunuzu bulun” der ve bu bana kalmistir, iste benim almaktan çok hoslandigim bir sorumluluk. Hep sorumluluk alma konusunda basarisiz olacagimi düsünmüstüm ama.. Yani iste, seker, Mars çikolatasi… Bunlar asla degismez!" (Listen to audio clip).

Evet – neticede yine elimdeki kâgitlara dönmüs durumdayiz. Mars Çikolatalari simdi ve ilelebet onun en sevdigi çikolata olacak.!!! Gezdigi ülkelere iki tane daha ekledigini söyledikten sonra bes yasindayken gittigi Türkiye’de basindan geçen bir olayi anlatiyor. "Harikaydi aslinda gerçekten çok güzeldi... Bir çocuk beni bogmaya kalkti! Küçüktüm, bes yasinda falandim. Diger çocuk da öyleydi. Kafami suyun altina soktu, ben de “Hayir, bu hiç de eglenceli degil” diye düsünmeye basladim ve tekrar suyun üstüne çikmak için bayagi çirpindim. Ama sonra bir seyim kalmadi, gayet iyiydim." Tamam, açiklamak için söylüyorum, kesinlikle onun hâline gülmüyorduk, onun güldügüne beraberce gülüyorduk. . (Listen to audio clip).

Aynen devam edelim... Aktrisler- Hayrani oldugu bayan yetenekler arasina Natalie Portman’i da ekledi. Diyor ki, "Onlarin en büyük özelligi hepsinin çok güzel, fakat ayni zamanda harika oyuncular olmalari." (Listen to audio clip).

Diger büyük yeteneklerden, Kirsten Dunst, Nicole Kidman ve Scarlett Johansson ve diger birkaç isimden bahsederken, ona hayranlarinin beklentilerinin kendisinde nasil bir karsilik buldugunu sordum. " Gerçekten insanlarin benden bekledikleri üzerine pek kafa yormuyorum. Sadece yapmam gereken… Ben, insanlarin beklentisini ne kadar karsiliyor diye düsünmeden, kendi üstüme düseni yapiyorum. Eger karsiliyorsa ne mutlu bana, ama karsilamiyorsa yapmak istedigimi mümkün oldugu sürece mükemmelen yapmaya çalisirim. Mutlu ve umutluysam sorun yoktur." seklinde karsilik verdi.

Her zamanki gibi yine karanlik tarafa geçip ikimizi de gayet mutlu ediyora benzeyen bir konu basligina, müzige geldik. Müzigin popüler kültürün bir yansimasi, bir aynasi olusunu ele aldik. Bu kez Dan’in basin danismani, isin nereye varacagini bildigi için gözlerini deviriyor. Ona göre aklimizdakilerin tamamini söylemek için 16 saate ihtiyacimiz varmis. Öyleyse süre baslasin, bakalim ne kadar uzaga gidecegiz..

Dan söyle dedi: "Razorlight’tan Johnny Borrell çok güzel bir sey söylemisti. Bir reklâm ya da öyle bir sey için müzik yazan bir grup hakkinda konusuyordu. Kendi sarkilarindan birini vermesi için ayni anlasmanin kendisine de teklif edildigini söyledi. Ve dedi ki “âsik oldugunda ya da hayatinin en önemli anlarindan birinde bir sarkiyi dinlemis biri bu sarkinin olur olmaz her yerde ve her anda karsisina çikarak anlamini yitirmesini, o özel anlarin mahvolmasini istemez.” Insanlarin bir müzigi ya da grubu reklâmda, tanitimda duyup begenmesi çok yazik. Müzik bu sekilde dinlenmemeli. Bugün pop müzik yetmislerde oldugundan çok farkli bir durumda. Çünkü o yillarda bir Blondie, bir Beatles vardi ve simdi pop müzik adina üretilen seylere bakiyorum. Burada (Ingiltere’de) bence gerçek bir yildiz ve yetenekli bir sanatçi onlarin yolundan gitmek ister. Güzel olan bu. Gerçekten çok derinlemesine düsünmedim ve bu noktada fikirlerim tam sekillenmis degil. Galiba bugüne kadar bana sorulmus en zor soruydu.

Pop idollerinin sembolize ettikleri seyler hakkinda uzun bir sohbette biten, toplumun müzik anlayisi konusunda yapilmis bu zekice analizler arasinda mekik dokurken zaman geçiverdi. Uzun lâfin kisasi, uzun bir konusmanin ardindan, yaptigini “söhret” olmak için degil sanatina olan tutkusundan dolayi yapan insanlari dinlemenin daha hos oldugu konusunda fikir birligine vardik. (Listen to audio clip).

Biz böyle konusurken Dan oyunculugun yani sira yazarlik tutkusunu hayranlariyla paylasmak istedi. Daha dogrusu o bir kitap yazmak istiyor. Fakat yazma plânlari hakkinda konusmaktan hoslanmiyor. Diyor ki, "üzerinde çalistigim bir sey hakkinda herhangi birine herhangi bir sey demissem eger, yazdiklarimi tekrar okudugumda onlardan nefret etmeye basliyorum. Hemen vazgeçiyorum.” Bunun üzerine madem öyle, daha önce yazip bitirdigi bir seyden bize bahsetmesini istedim ve Dan detayli bir açiklama yapmayi memnuniyetle kabul etti.

"Daha önce yazdigim bir sey... Yani aslinda genelde okulda yaziyorum. Okul için ödev tarzi bir seyler yapmayi, karakterler üzerinde çalismayi çok seviyorum. Hiç Konusan Kafalar’i izledin mi? Temelde hayatlari hakkinda hikâyeler anlatan karakterlerdir. Böyle birçok çalismam oldu. Bir tanesi bir çocugun ailesiyle arasindaki iliski hakkindaydi. Evet, yani, sadece karakter çalismasi, büyük bir konu egil. Çünkü birçok arkadasim sürekli böyle muazzam konular seçiyorlar, savas gibi. (WWII Ordu subayi taklidi yaparak) "Sipere gittim ve çakiyla SEKIZ YÜZ Alman öldürdüm!" ya da "bir futbol maçi yapiyorduk ve ben takimim için YIRMI gol attim." gibi iddiali seylerden gerçekten hiç hoslanmiyorum ve yapmiyorum da zaten. Sadece iddiasiz karakterler, aileler hakkinda bir seyler yazmayi seviyorum" (Listen to audio clip).

Madem karakterler hakkinda çalismayi bu kadar çok seviyor benim gibi ödev yapmakla yetinmeyip çalismalarini ilerleterek bir senaryo yazmasi gerektigini söyledim. Bu ilgisini çekti ve bir senaryo yazma programi oldugundan bahsetmeye basladi. Ama yine konudan sapiyoruz. Konusmaya -ee röportaja- geri dönelim. Evet.

Sürekli Dan'in inanilmaz mizah yeteneginden bahsediyoruz. Ben de ondan bana bir fikra anlatmasini istemeye karar verdim. Iste geliyor:

Dan: Bob Marley donat/çekerli çöregini nasil sever?

Jenna: *Omuz silkme* Bilmem

Dan: Wi' jam in! (bi Ingilizce esprisi ama agnamadim valla) (Listen to audio clip).

Dan bu fikrayi gerçekten çok seviyor, bunun "evet soguk ama iyi bir espri” oldugunu söylüyor. Hosgörün. Kahkahalar kesildikten sonra Mike Leigh’in son oyunu 2000 Yil’dan edindigi izlenimlere geçiyoruz. "Çok ilginçti. Daha önce gidemedigim epik tiyatronun en büyük eserlerinden birini görmek istemistim. Bunu bekliyordum ama umdugumu bulamadim. Yine de ana karakter kesinlikle muhtesemdi. Çok begendim. Hikâye, lâik bir Yahudi ailesi, tarihleri ve politik yaklasimlari hakkindaydi. Gerçekten ilginçti.” diye açikladi Dan.

Arkaniza yaslanmakta acele etmeyin. Gayet garip bir soru var sirada çünkü. Iste geliyor: Bir kizi etkilemek için söyledigin ya da yaptigin en saçma sey nedir? Hemen cevabi yapistirdi: "Merhaba, ben Harry Potter... HAYIR!!!!! (gülüyor) Bilmiyorum.. Ne söyledim... Ben genelde ne söyleyecegimi bilemem ve rezil olurum. Asla o korkunç çikma teklifini denemedim, anlamiyorum siz nasil... Onlardan biri hiç sana karsi kullanildi mi? Bir kiz nasil olur da 'Ah, açikça görülüyor ki sen bana yaklasmak için bu yöntemi kullandigina göre çok zeki birisin, kesinlikle seninle çikmaliyim.' der bilmiyorum. Bunun nasil ise yaradigini gerçekten anlamiyorum ve asla denemem. Simdi durum o kadar kötü degil ama yine de gerçekten çok beceriksizim ve ne söyleyecegimi bilemiyorum. "  (Listen to audio clip).

Röportajimizda çilginligin sinirlarini zorlamaya devam edelim. Ortaligi toza dumana katacak son bir hamle kaldi: evet- iste- korkunç Kelime Çagrisim oyunu. Bu kez herkes bana döndü!!!

Jenna: Sihir.
Dan: Büyü.
Jenna: Müzik.
Dan: Nota.
Jenna: Trajik.
Dan: Mutlu
Jenna: 16
Dan: 20
Jenna: Söhret.
Dan: Basari?
Jenna: Çikolata.
Dan: Meyve
Jenna: Jenna
Dan: Co
Jenna: Ha?
Dan: Bilmiyorum. Aklima gelen ilk kelimeyi söyleyiverdim! Ne anlama geldigi hakkinda hiçbir fikrim yok! Meyve, meyve ve çikolata... (Meyve sevmiyor. Ve bu arada Dan’in bilinçaltina yerlesmis olmaliyim. Artik ayricalikli biriyim... Yihuu!)

Dan: Simdi ben de sana yapabilir miyim?
Jenna: Ha?
Dan: Aynilarini ben de sana sorayim mi?
Jenna: BANA mi? Bekle, su kitabi kapayayim bir... Aman tanrim...

Dan: Sihir
Jenna: Asa
Dan: Müzik
Jenna: Nota
Dan: Benden kopya çekiyorsun!
Jenna: Hayir çekmiyorum!!
Dan: Trajik
Jenna: Ölüm.
Dan: 16
Jenna: 17
Dan: Söhret
Jenna: Kötü
Dan: Çikolata
Jenna: Sekerleme
Dan: Jenna
Jenna: Çatlak!
(Listen to audio clip).

Sonunda Dan’in sinifa dönme vaktinin geldigini haber veren zil çaldi. Fakat gitmeden önce hayranlari için benimle birkaç fotograf çektirmeyi nezaketle kabul etti. Elbette poz verirken gülüsmemek için bayagi zorlandik. Insallah bu üç fotograf ve inceleyerek bizzat yeniledigi onun hakkinda derledigimiz bilgiler (biz zaten sürekli yeniledigimiz için düzeltecegi pek fazla bir sey olmadi), hayranlarinin istahini bir süreligine yatistirir...

View Photo Gallery from the London Visit with Dan, September 2005.

Her zamanki gibi Dan’e, ailesine ve oldukça yogun programi arasinda bir süreligine de olsa Dan’le vakit geçirme ayricaligini bana tanidigi için Warner Bros’a en içten tesekkürlerimi sunuyorum. Dan ve babasiyla konusmak harikaydi. Her Londra’ya gelisimde dünyanin en zeki, etkileyici, sasirtici iki insanini tanidigima çok memnun oluyorum.

*: Ögrenciler 16 yasinda GCSE sinavlarina girerler çünkü Ingiltere’de üniversiteye devam edebilmek için genellikle 1-2 akademik yil devam eden “A-Level” (advanced level) diploma veya muadili bir egitim almak zorundadirlar. AS Level A-Levelin bir kismini teskil eder. (ç.n.)

Webmasterlara/Basýna not: bu eser izin alýnmadan alýntýlanamaz ve kopyalanamaz.

Yasemin tarafından çevrildi.
Who We Are...

Welcome to DanRadcliffe.com! Our website works closely with Warner Bros., as well as Daniel Radcliffe and his family, to provide fans of all ages accurate and up-to-date news.

We have an extensive multimedia collection, various interactive features, and continuous exclusives for our readers. DanRadcliffe.com is an avid supporter of the Demelza Children's Hospice, Dan's charity of choice, and plays host to various fund-raising efforts each year.

Holiday Project
Dan's Charity

Help us bring life to days when days cannot be added to life - support Daniel Radcliffe's charity of choice, the Demelza Hospice Care for Children.

Warner Bros.
© 2001-2007 A Daniel Radcliffe Website. All Rights Reserved Dan Radcliffe.com. SITE MAP |   
All Harry Potter Material Copyrighted by Warner Bros. and JK Rowling | Privacy Policy
| As featured on NEWS NOW >